Ne yazsam? Nasıl yazsam? Kelimeler öyle çaresiz ki…

Böyle bir ülkede nasıl yaşıyoruz? Daha doğrusu, canilerin arasında nasıl yaşıyoruz?

Bedenler kudurmuş, duygular bozulmuş…

Bazı yaratıklar şehvet derdine düşmüş, bunların iyi bir ders alması lazım. 

Bunları yazarken, Serpil Yeşilyurt aklıma geldi…

Yıl 1998. Henüz 21 yaşında gencecik bir öğretmendi,  bir akrabasını ziyarete giderken bir grup tinerci tarafından arabaya zorla bindirildi ve tecavüz edilip öldürülmüştü. Hem de yüzlerce bıçak darbesiyle…

Aynı şahıslar aynı dakikalarda annesini de öldü sanıp arabadan atmışlardı…

Üstelik Türkiye ‘idam’ diye ayaklanırken, caniler ödül şeklinde cezalar aldı.

Beşiktaş taraftarını destekliyorum; ne olursa olsun bu caniler için, ağır cezaların gelmesi şart!

 Ne gibi mi?

Halk içinde taşlanılmalı, elektro şok verilmeli, kısa düşüş ve askıda idam gelmeli…

Hatta uzvu kesilmeli!

O kadar çok ibretlik ceza var ki, yeter ki halka devredilsin..

Laf değil, icraat bekliyoruz…

Çok bir şey istemedik, değil mi?

Gazamız mübarek olsun…

Bundan sonra sosyal medyada ilgi çeken 3 paylaşımı köşemde yorumlayacağım.

@Secakir: Bizim mahallede “kız-erkek birlikte futbol, misket oynar, beraber ip atlardık.” Böyle büyüdük; inanılmaz şanslıydık mahalle olarak.

Çok değil, 3-5 sene öncekiler de böyledi. Ne yazık ki şimdiki gençlik için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Zira artık savaş, tecavüz, cinayet gibi unsurların gündemde olduğu dönemlerdeyiz, haliyle bunlar halkı ürkütür düzeye ulaştırdı. Ayrıca bazı aileler çocuk sevgisini bilemezler. Öyle ya; babasından dayak yiyen kızı, sokakta mendil satan çocuğu, iğrenç ellerin altında mahkum bir bedeni, borç batağında olan birisini, açlık ve kefalet içinde babasına bakan masum gözleri, arkadaşlarıyla küçük düşürülen bir çocuğu ve/ya ölüm döşeğinde iç geçiren bir genç evladı oynayabilirdik. Öyle ki namlunun ucunda ve/ya düşmanın pençesinde de olabilirdik. Halimize şükür edip, zor durumdakiler için elimizi açmalıyız. Özgecan Aslan ve onunla aynı kaderi paylaşanlar umarım hepimize ders olur…

@Sinaozer: Eskiden oynadığım futbol kulübünden arkadaşımın sevgilisine laf attılar. Çocuk geri laf edince çocuğun bir gözünü kör ettiler.

Üzülerek söylüyorum; futbol da artık terör sektörü olarak anılmaya başladı. Daha önceki yazılarımda sıkça değinmiştim, yeni bir düzen gelmezse halimiz vahim olur. Ben de futbolcuydum, bir önceki yazımda da yazdığım gibi futbolcu olmak çok zor bir iş zira bütün değerlerinize küfür edilme psikolojisini yenmek zorundasınız yoksa olacaklara ister istemez katlanmak zorundasınız. Özgecan Aslan, Münevver Karabulut, Serpil Yeşilyurt örneklerinde gördüğümüz gibi etraf çok canileşti. Geçmiş olsun.

@twitkartal: Haber yazmaya, futbol konuşmaya utanıyoruz.. Gözlerimiz yaşlı. Güzel ülkemizin geleceğinden endişeleniyoruz Ne desek boş. #ÖzgecanAslan 

Görünen o ki insanlığın bittiği günler hızlıca yaklaşıyor, umarım bizler durumu kendi seyrimize çeviririz. Bu hafta ben de moralsizlikten futbol yorumu yapmaktan utanıyorum. Dün Nihat Doğan’ın Tweet’ine cevap yazdım, bin bir hakaret mesajı aldım. Kesinlikle hak etmiyorum. Kendisinin Tweet’i merhumeye yönelik değildi, aksine çıplak gezerek karşı tarafı tetikleyen zatlara yönelik sözlerdi. İnancınız ne olursa olsun, ülkemizin önemli bir kısmı İslamiyeti destekliyor ve İslam dini çıplaklığa karşı. Geçtiğimiz günlerde dergi basıldı, İslamiyet karalandı diye ortalığı birbirine katanlar şimdi de her şeyi giymekte özgürüz diyor. Madem özgürsün, neden İslâmiyet için geçenlerde bas bas bağırdın? İslam’ı korumak istiyorsan, iki yüzlü olmayacaksın kardeşim!

Akşam saatlerinde Nihat Doğan ile de konuştum, üzüntüden konuşamıyordu…

Nihat Doğan’ı, Özgecan Aslan üzerinden karalamak çok yanlış. Tweet’i attım diye pekçok isim arayıp, Nihat Doğan’ın eski çevresini anlatmaya başladı. Bir kısmına hâk verdim ama şöyle bir şey var, Nihat Doğan pişman ve eklemem gerekirse hatasız kul olmaz…

Neyse…

Özgecan Aslan kardeşimize Allah’tan rahmet, geride kalanlarına da baş sağlığı diliyorum. 

Ayrıca yetkililere de soğuk bir su diliyorum!

23 Şubat 2015 Milliyet gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir